Monday, December 09, 2013

Nardugan-Yule(Kış Ekinoksu)


21 aralık günü güneş ışınlarının oğlak dönencesine dik gelip günlerin uzamaya başlamasına "kış ekinoksu" adı verilir.(İngilizce Winter Solstice-Latince Sol-Sistere,sun stands still). Bilge ve doğayla barışık olan eski haklar güneşin yeniden doğuşu olarak kabul edip çeşitli kutlamalar yaparlardı. Aslında bu tarz kutlamalar yıl içindeki doğal olaylara göre tekrarlanmaktaydı ama en çok bilinenleri 21-25 aralık ve 1-5 Mayıs günlerinde yapılanlarıdır.Ben sadece kuzey ülkelerinde "Yule" eski Türklerce Nardugan( NARDUGAN kelimesi (nar=güneş, tugan, dugan=doğan) Doğan güneş anlamına gelmektedir. Türklerin, tek  Tanrılı dinlere girmesinden önceki inançlarında  yeniden doğuş bayramı olarak kutladıkları bayramın adıdır.)
Bilindiği üzere Güneş tapımı tüm haklarda ortak bir geçmişe sahiptir ve insanlığın en eski dinlerinden biridir.Bu nedenle günlerin uzamaya başlaması tüm eski halklarda bayram kabul edilmiştir. En uzun gecenin sonunda nihayet yeni Güneş Kral,Tanrı'nın oğlu yeniden doğuşu müjdelenir.(günlerin tekrar uzamaya başlaması).Tanrıça bu uzun gecede Yüce Ana olur ve ışığa gebe kalır.Kökleri M.Ö yaklaşık 3000 yıl öncesine dayanmaktadır. Pagan haklar bu güne ruhun canlanışı ve yenilenişi olarak bakarlardı. Günümüzde yılbaşı ve noel için yapılan tüm kutlamalar ve hazırlıklar aslında tamamen bu mevsimsel unsurlarla bağlantılı adetlerdir. Hristiyanlık yayılmadan çok önceleri mevsim dönümleri kutlanagelmiştir. Romalılar bu günü "Saturnalia" adı altında ,tanrıları Saturnus'a ithaf ederlerdi. Sonraki dönemlerde çok yaygın,esasen Anadolu kökenli bir din olan Mitraizm(Mitra tıpkı İsa gibiTanrı ve insanlar arasında aracı ve bir kurtarıcıdır) Hristiyanlığa uyarlanarak Hristiyanlık resmi din kabul edilmiştir. Böylece Güneş Tanrısı'nın yeniden doğuşu Hz.İsa'nın doğuşu olmuştur. Noel sözcüğünün de yeni güneş,yeni doğuş anlamlarına gelmesi bunu kanıtlar niteliktedir.Yine de bazı gruplar bu tarihe itiraz etmiştir ,örneğin çoğu Ortodokslar noeli 7 ocakta kutlamaktadırlar.
Türklerin, tek Tanrılı dinlere girmesinden önceki inançlarına göre,yeryüzünün tam ortasında bir akçam ağacı bulunuyor. Buna " Hayat Ağacı" diyorlar. Bu ağaç, motif olarak bizim bütün halı, kilim ve işlemelerimizde yer alır. Kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaç olduğu için ölümsüzlüğün simgesi olmuştur. Türklerde güneş çok önemli. İnançlarına göre gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık’ta gece gündüzle savaşıyor ve uzun bir savaştan sonra gün geceyi yenerek zafer kazanıyordu. İşte bu güneşin zaferini, yeniden doğuşu, Türkler büyük şenliklerle akçam ağacı altında kutluyorlardı. Güneşin yeniden doğuşu, bir yeni doğum olarak algılanıyor, güneşi geri verdi diye Tanrı Ülgen’e dualar ediyorlardı. Duaları Tanrıya gitsin diye ağacın altına hediyeler koyuyorlar, dallarına bantlar bağlayarak o yıl için dilekler diliyorlardı .
Tarihçilerin tahminlerine göre Sümerler ve Urartularda da yaygın olan bu gelenekler Hunların Avrupa'ya geçmeleri sonucu diğer halklarca da benimsenmiş, zamanla da kökeni unutulmuştur. Benzer özellikler iskandinavlarda da görülür.Viking inancında kutsal "Yggdrasil" ağacı Türklerdeki hayat ağacına benzer.Yule adını verdikleri,tanrılarına adanmış kutlamalarda bir ağacı süslerler. Bu süslerin her biri pagan halk için özel anlamlar taşır. Örneğin ziller ve mumlar kötü ruhları uzaklaştırmak ve iyiliği geri çağırmak içindir.Vikinglerin"Yaşlı Kış Adam " denilen Noel Baba benzeri bir fügür vardır,bu karakter daha sonra baş tanrı Odin ile birleşmiştir.Vikingler İngiltere'ye geldiğinde Noel Baba imajı yeni bir form kazanmaya başlamış ve ruhban sınıfınca Hristiyanlaştırılmıştır.


No comments: